Egitim Portali

Egitim Portali

  Giriş / Kayıt Ol
::  ANA SAYFA   ::  HAKKIMDA   ::  YÖNETİM    ::  DİLEK KUTUSU   ::  ÜYE  GİRİŞİ   ::  SOHBET ODASI   ::  ILETISIM  ::
MODÜLLER

  Atatürk'ün Hayatı

  E-Devlet

  Gazeteler

  Sevgili Peygamberimiz

  Rüya Tabirleri

  Burçlar

  Tarihte Bugün

  Flaş Oyunlar

  Hosting

  Sudoku
DÖKÜMANLAR
Yeni Sayfa 2

  Kanunlar

  Yönetmelikler

  Tebligler Dergileri

  Resmi Gazete

ÇEŞİTLİ LİNKLER

  Çesitli Linkler

* Eğitim Siteleri

  Telefon Kodları

* Uluslararası Tlf. Kodu

* Şehirlerarası Tlf. Kodu

  Hava Durumu

  Trafik Yol Haritası

  Emeklilik Sorgulama
Bolgeler
· K A R A M A N (Türk Dilinin Baskenti)
· I S P A R T A (Gül Kenti)
TENEFFÜS
Yeni Sayfa 2

  Mizah Köşesi

  Oyunlar

  Zeka Testleri

  Sohbet Odası

  Eğlenceler

Uluslar Arası Saat
Namaz Vakitleri
Faydali Linkler

Bu ağır yenilgiden sonra Yunanlılar, Afyon-Eskişehir hattına kadar geri çekildiler ve savunmaya geçtiler. Sahip oldukları bu geniş hatta üç kolorduları vardı ve buradan çıkacak olurlarsa savaşı kaybettiklerini kabul etmek zorunda kalacaklardı. Ama buna pek ihtimal vermiyorlardı. Çünkü Türk Ordusu'nun zaten yetersiz olan kaynaklarının iyice tükenmesi, kış mevsiminin olumsuzlukları gibi nedenlerin Türkleri kaçınılmaz bir yenilgiye mahkum edeceğini düşünüyorlardı. Bunun tarihi bir yanılgı olduğunu anlamaları ise çok uzun sürmedi.

Büyük görmek için Tikla!

26 Agustos 1922
 harekati´na ait Kroki
 

Yunanlıların zannının aksine, Başkomutan Mustafa Kemal taarruz hazırlıklarını hızlandırmıştı. Düşmanları Türk topraklarından tamamen söküp atacak nihai saldırıya ilişkin planını büyük bir gizlilikle uyguluyordu. Ancak taarruzun zamanı ve yöntemine dair hiç kimseye bilgi vermiyordu. Onun bu bekleyişi muhalefeti kızdırmaya başlamış, daha neyin beklendiği konusunda tartışmalara yol açmıştı. Oysa Büyük Komutan bu sırada tüm imkanları biraraya getirmek için çaba gösteriyordu. Sonunda 27 Temmuz gecesi Akşehir'e çağırdığı ordu komutanlarına planını açıkladı; 6 Ağustos 1922'de ise taarruza hazırlık emrini verdi.

Kalan imkanlar dahilinde bütün ülke seferber olmasına rağmen Yunanlılar her bakımdan üstündüler. Bir konu hariç; Türk'ün sahip olduğu yüksek manevi güç...

Büyük Taarruz topçularımızın ateşiyle 26 Ağustos 1922'de Kocatepe'den başladı ve kısa sürede Afyon-Konya demiryolu hattı boyunca başarıyla gelişti. Bu hattın güneyinden taarruz eden 1. Ordu'ya Nurettin Paşa, kuzeyinden saldıran 2. Ordu'ya ise Yakup Şevki Paşa komuta ediyordu. Süvari Kolordusu'nun başında Fahrettin (Altay) Paşa bulunuyordu. Genelkurmay Başkanı Fevzi (Çakmak) Paşa, Batı Cephesi Komutanı İsmet (İnönü) Paşa idi. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa ise Büyük Taarruz'u, tartışmasız bir cesaret örneği sergileyerek ateş hattından yönetiyordu.

Yunan kuvvetleri son derece süratli gelişen Türk taarruzunu beklemiyorlardı; şaşkınlık içinde geri çekilmeye başladılar. 27 Ağustos 1922'de ordumuz Afyon'a girince Yunan Ordusu da Dumlupınar'a doğru çekilmeye başladı. Bunun üzerine hemen girişimde bulunun Türk kuvvetleri 30 Ağustos'ta Dumlupınar'da 200.000 askerden oluşan Yunan Ordusu'nu kuşatma altına aldılar. Düşmanların kayıpları büyük oldu. Aynı gece Kütahya da düşman işgalinden kurtarıldı.

 

Türk Ordusu İzmir´re giriyor (9 Eylül 1922)
 

Tüm bu gelişmelerin ardından düşman ile Türk kuvvetleri arasında amansız bir kovalamaca başladı. Başkomutan, 1 Eylül 1922'de şu emri veriyordu: "Ordular! İlk hedefiniz Akdenizdir, ileri!"

Bu emri alan Türk askeri, 1 Eylül'de Uşak'ı, 2 Eylül'de Eskişehir'i, 3 Eylül'de Nazilli, Simav, Salihli, Alaşehir ve Gördes'i, 6 Eylül'de Balıkesir ve Bilecik'i, 7 Eylül'de Aydın'ı, 8 Eylül'de de Manisa'yı kurtardılar. Bu sırada 1. Yunan Ordusu Komutanı General Trikopis ile 2. Yunan Ordusu Komutanı General Diyenis ve bazı yüksek rütbeli Yunan subayları esir düştüler. Türk kuvvetleri en sonunda 9 Eylül 1922'de İzmir'i düşman işgalinden kurtardılar ve kesin zafer sağlanmış oldu.

Bu zaferle düşmanın bütün ümitleri yıkılmış, Türk'ün yüksek manevi gücü ve zekası tüm dünya tarafından bir kere daha anlaşılmış oldu. Bu başarıyı körükleyen ise, Mustafa Kemal başta olmak üzere aziz Türk Milleti'nin "Kayıtsız şartsız bağımsız yeni bir Türk Devleti" isteği oldu.

Türk Milleti artık yeni bir döneme adım atıyordu. 11 Ekim 1922'de İtilaf Devletleri'yle Mudanya Mütarekesi imzalandı ve silahlar bırakıldı; Türk ve Yunan kuvvetleri arasındaki çarpışmalara son verildi. Yunanlılar Edirne ve Doğu Trakya'dan vazgeçtiler. İstanbul ve Boğazlar bazı şartlarla idaremize bırakıldı.

 
Sakarya Meydan Savaşı Atatürk Hayati Anasayfa Lozan Barış Konferansı
Site içi Arama


Günün Sözü
User Info
Hoşgeldin,
Üye Adı
Şifre
(Kayıt Ol)
Üyelik:
Son Üye: apolat
Bugün: 0
Dün: 0
Toplam: 7479

Şu An Bağlı:
Ziyaretçi: 99
Üye: 0
Toplam: 99
A N K E T
Sitemizin içeriğini nasıl buldunuz...?

Berbat
Olabilir
İyi
Çok İyi
Mükemmel



Sonuçlar
Anketler

Toplam Oy: 4
Yorum: 0
ŞİİR - YAZİ KÖŞESİ

 

  S i i R L E R

   Siir  Ekle

   Sair  Ekle

 

  Y A Z I L A R

   Yazi  Ekle
   Yazi Katgorisi Ekle
KATAGORiLERE
YAZI EKLE
· Anılarımız(6)
· Makaleler(19)
· Kültür-Sanat(2)
· Bilim Teknik(12)
· Edebiyat(9)
· Söyleşiler(4)
· iLgİnÇ NoTLaR(12)
· Deneme(3)
· Masal ve Hikayeler(1)
KÖSE YAZILARI
Hakan SOYLU
hakan.soylu@sizehizmet.com.tr

Site Reklam...
Mahmut TOPRAK
rakursi@mynet.com

SANAT EĞİTİMİNİN SORUNLARI ( Yeni )
Mehmet KIYAK
mkiyak70@hotmail.com

MEVLANA YI TANIMAK VE ANLAMAK
İsmail KARAYILAN
ikryln@hotmail.com

BAŞARININ PAYDAŞLARI
HAVA DURUMU
sizehimet.com.tr

Sayfa Üretimi: 0.04 Saniye